ihtiyaçlar

İhtiyacımız olan her şey fazlasıyla vardır belki de elimizin altında ideallerimiz için... Sadece kullanmayı bilmiyoruzdur...

Dali özler

3 yıl önce Sabancı müzesindeki "İstanbul'da Bir Sürrealist: Salvador Dali" başlığıyla buluşmuştu tabloları bizlerle. Bizimle yani ben ve şahinderle buluşmaktan pek memnun olmayabilir aslında ya da aksine çok mutlu olmuştur tablolarıma deli gözüyle bakan bu insanlar var diye ama bilemiyoruz işte bunu:P en son gülmekten yerlere oturuyorudk ki tablo isimleri sebep oluyor buna hep :D

Bu sene de gezi arkadaşım zenci ile gittik sergiye. Gül kafalı insan figürüyle dali Ispartalı'ymış diye başlayıp, yok bu tabloda diş fırçalamanın öneminden bahsediyor diye son bulduk. Her tablonun önünde durup gülme krizleri geçirdik yine. Ama milim milim ilerleyen kuyruktaki tabloları inceleyen insanlar kim bilir ne itici gözle bakmışlardır bize:D:D:D
Neyse bir başka sergide yine yorumlarımızla geleceğiz :)

Kaybedince farketmek

Big Fish filmini izledim az önce, hikayeler anlatan bir babadan bahsediyor ve bu hikayeleri bir çok kez duyduğu için sevmeyen oğlu... Fazla abartılı geliyor ona hikayeler ve bir sürü ortamda duyduğu için anlamsız. Gerçekliğini yitirmiş artık. Ama bir bakıyorsun bir kayıpla yüzleştiğinde hikaye kahramanları gerçek. Çok geç anlıyorsun gerçekleri kendinin yok ettiğini.

Hayatta böyle işte kendimizi olayları kötü yanından görmeye şartlıyoruz. Basit görüyoruz büyük mutlulukları. Bizim doğum hikayemizin önemsenerek anlatılması abartılı gelebiliyor. Off yine mi abartıyorsun diyebiliyoruz. Ama o insanın gözünde ne kadar önemli olduğumuzu, bizi kelimelere sığdıramadığını bir hastane köşesinde anlayabiliyoruz.

Ve duymayı beklediğimiz sözleri ancak giderken söylemeye cesaret ettiği için kaybederken birini, geçmişteki mutlulukları kazanıyoruz ama kayıp mı kazanma mı tartışılır.

Eğlenceli hikayelerle yaşamınızı sorgulamak isterseniz iyi bir film diyebilirim.

İyi seyirler...

Ineta...

seminerdeyiz!!!
Bugün ilk günüydü duyurmak için biraz geç kaldım sanırım ancak etkinliklerin devamı oluyor ve ilgisinin çekenlerin takip edebileceği bir platform. Ineta nedir için bir röportaj...
Konuşma konuları birbirinden farklı ancak sizde yeniyseniz benim gibi araştırabilecek bir sürü başlık kazandırıyor...

14 Şubat Eylemi

Her yerde kalpler, kırmızı figürler, aşk sözleri... Kapitalist sitemin dayatımıyla hediye günü olarak adlandırdığım bir sürü saçma gün. Herkes için ortak özel bir gün. Ve aynı amaçlara dayanan bir kutlama 'sevgilim olduğun için' 'annem olduğun için' özel değil ya da görünce gerçekten snei hatırlattığı için alınmayan bir hediye zoraki aranılıp bulunulmuş belki off ya denilip sana uygun olmadığına inanılarak alınılmış bir şey.. Neyse söylenmicem bu günlere!!!
Şimdi gelelim yazının amacına tabiki söylenmek değil(ama vesile de oldu hani)
sevgi günüyse birileri sevgisi için kutlama yapıyorsa buyurun sevgi tanımlarının yanlışlığı adına da bir duyuru yapalım. 'Kadın Cinayetlerine Karşıyız' topluluğu şu soruları soruyor ve bizleri eyleme çağırıyor;

Egemenlik ve sevgi bir arada durur mu?
Ya eşitsizlik, baskı, zorlama, yasaklama...
Kıskançlık sevgiye dahil olabilir mi?
Peki ya şiddet, taciz, tecavüz...
Ölümle biten sevgi olabilir mi?
Hangi hediye hepsini unutturabilir?

Eylem yeri ve zamanı ise şöyle;
Taksim Demirören alışveriş merkezi, 14şubat 12.30

Sevgilerin anlamlı olabilmesi adına..

bulutsuz gökyüzü

Aklına gelen bir şeyin arkasından gözyaşı dökmek, bir bulutun içinden atamadığı bir kaç damlayı sonradan yollarda kaybetmesidir... Ve sonunda bulutsuz bir gökyüzü olur rüzgar damlaları aldıkça...

sekreterin de tıbbisi varmış

Bugün bir haberde denk geldim bu terime, meslek liselerinde bölümü olan bir meslek aslında. Haberlerde atanamamış olmalarından bahsediliyordu...
Bu meslek grubu;  hastaların muayeneye hazırlık, kabul ve dosya işlemleri yapmak tıbbi, idari ve istatistiki dokümanları hazırlama bilgi ve becerisine sahip nitelikli kişiymiş.
Belki bir çoğunuzun benim gibi ismini duymadığı bu meslek grubunda bile atanmayı bekleyen bir yığılma var. Bunun yanında işsizlik kurslarında bu meslek alanına dair yetiştirme kursları açılmış. Ama biz de meşhurdur çalışana doymuş meslek gruplarına çalışan (pardon çalışamayan) yetiştirmek ve bu mesleklere yönelmek...
Bu da böyle bir bilgi işte :D

if

Son zamanlarda if deyince sadece kodlar aklıma gelsede bir de bağımsız film festivali vardı diye zihnimde canlandı yeniden son günlerde duyurularla beraber... 16-26 şubat tarihleri arasında gerçekleşecek bu sene festival, takvime ve filmlere buradan ulaşabilirsiniz...
Bu yıl sadece haftasonlarındaki filmleri inceliyorum ki diğerleri içimde kalmasın.
Sizlerde film severlerdenseniz belki aynı filmi izleyenlerden oluruz=)
vee sevimli !f küpleri

c# ile mail gönderme

Ee yazıların arasında kodlarda olacak demiştik gelsin o zaman :)

Mail gönderme üzerinde duracağım bu yazıda.

Kod bloğunuza aşağıdaki kodları eklemeniz gerekli. Bunun yanında ben gmail'den mail gönderdiğim için ona göre aktaracağım. Mail hesabınızdan da yapmanız gereken değişikler şu şekilde;

settings'ten
"forwarding and POP/IMAP" seçilir ve
IMAP Acess'te status "Enable IMAP" olarak değiştirilir...




 MailMessage mail = new MailMessage();
 SmtpClient SmtpServer = new SmtpClient("smtp.gmail.com");

 mail.From = new MailAddress("yourmailadress@gmail.com");
 mail.To.Add("othermailadress@qwe.com");
 mail.Subject = "baslik";
 mail.Body = string.Format("metin");
 mail.IsBodyHtml = true;
 SmtpServer.Port = 587;//gmail hesabınız için
 SmtpServer.Credentials = new System.Net.NetworkCredential("yourmailadress@gmail.com", "yourpassword");
 SmtpServer.EnableSsl = true;

 SmtpServer.Send(mail);

kaçmak mı kimden neden

koşarken kaçamadığım kendimdi
Ve ben koşarken sadece kendimden kaçıyordum
Böyle bir çelişkide yaşadım

yeni yıla sürpriz=)

yeni yılın ilk günü uzun süredir görüşmediğimiz bir ekip bir araya gelelim dedik... İstanbul'daydık hepimiz ama bir anda görüşememiştik bir türlü.  Bugünü ayırmıştık birbirimize ki içimizden biri büyük bir süpriz yaptı arabayla nereye gittiğimizi anlamaz şekilde yola bakıyorduk ki bir anda darülacezede bulduk kendimizi... Noel baba gelmemişti bacamızdan ama insanların neler yaşadığını görmüş olduk burada.

Yaşanılan ortamın şartları iyi değildi. Sevdiklerinden uzaktı, gözleri yoldaydı hepsinin. Belki de sevdiklerinden çoktan vazgeçmişlerdi. Ne hikayeler vardı içeri de. İlk girdiğimiz odada üç nesil vardı. En yaşlı olan teyze torunum ve kızım diye bahsetmişti diğerlerinden, aralarında kan bağı yokken. Ama birbirlerine öyle kenetlenmişlerdi ki. Aileydi onlar... Başka bir oda da çocuklarını mahkemeye verip burada kalma isteğini yerine getirmeye çalışan bir amca...
Tüm bu hikayeleri bizi oraya götüren arkadaşımızdan sonradan öğrendik. ne hayatlar vardı gözümüzden uzak o duvarlar arkasında... Daha sık ziyaret edilmesi, yalnızlıkların paylaşılması gereken bir yer burası...
Sizlerde buluşma noktanızı darülaceze olarak belirlersiniz belki de birinin yalnızlığıyla sohbet edersiniz kısa bir süre de olsa...

öyle kısa bir özet son günlerden:)

Haziran ayında alınan diplomayla okul hayatının verdiği stresten uzaklaşıldığı onaylanmıştı. Hoş devam eden formasyon ve açıköğretim var hala ama onlar matematik bölümündeki sınavların stresiyle karşılaşabilir derece de değil. Sadece formasyon derslerinin organize olunamayan bir şekilde bizi SEM ve eğitim fakültesi arasındaki koşturmaları stres yaratıyor. Ee gelelim üniversite bitti de ne oldu?? Yaz aylarını da hep İstanbul'da geçirmiştim bölüme başladığımdan beri, hem okul erken bitsin diye üstten alınan dersler hem de kalınıp alınan dersler buna sebep oldu tabi(okulda erken bitmedi son yıl şaka gibi 2şer ders aldım ya o da ayrı bir konu :D:D:D )
Neyse demem o ki uzun bir yaz tatili yaşamadım bu sürede, bu yüzden iş bulma sürecini erteleyip dinlenmek gerekliydi. Nasılsa sonra hep çalışılırdı... Eskişehir tutkum vardır çocukluğumu paylaştığım arkadaşlarımla sabah akşam gezmelerim... Bunların tadını çıkardım hep.. Tog projelerine devam ettim Eskişehir'deki ekiple... Ulusal eğitimlere katıldım ve son günlerinde artık sıkılmaya başladığım bir tatil geçirdim... 
İstanbul'a formasyon dersleri için geri döndüm ki bomboş bir zaman dilimiyle karşılaştım. yaz boyu görüşülemeyen arkadaşlarda 1-2 hafta da bitti.... Ve artık iştir stajdır aramaya başlama vakti gelmiş oldu. Zira boş boş oturmak beni deli etmekten başka bir şey değildi. Şimdi yeten 7-8 saatlik uyku yetmez olmuştu çünkü 'yapacak bişey yok uyuyayım' diye devam eden bir süreç alıp götürüyor insanı. Tam bu anda bir arkadaşımın da çalıştığı şirketle görüştüm ve staja başladım. Eğlenceli deli dolu bir yer... Benim sessiz kaldığım bir ortam ki gerisini siz düşünün =) Yardımcı olmaya hevesli insanlar var, gırgır şamata zaten. Çalışma saatleri biraz normalin üstünde ama eğlendiğiniz için çok gelmiyor o da.
Başladığım ilk günler ruhen çok yorgun olduğum bir döneme denk geldi bu yüzden ilk tanınma ve tanışma anında biraz soğuk bir dönem geçirdim kendi iç etkenlerimle. Evle ilgili yaşadığım sorunlar oldukça iç huzurumu bozmuştu hafta içleri internetten evleri ezberler hale gelip hafta sonları ev bakmaya gidiyordum. bir yandan neresi olduğu belli olmasa da taşınma kesin olduğu için eşya toplar olmuştum. Bir de formasyon derslerinin sınavı, yoklaması iç sıkıntısı... Ama hepsi geçti gitti şimdi Sil Baştan başlama vakti. Zamanımı bir şeyler öğrenerek geçirir oldum. Evimde iç huzuruyla oturuyorum. Daha ne olsun=)


Mavi

Mavide uçmak istiyorum.
Kanatlanıp yükselmek
Ardımda bir şeyler bıraktığımı bilmek.
Mavide uçmak istiyorum,
Mavide umut bulmak...
Siyahı pembe yapmak
Sonra pembeleri mavileştirmek...
Mavide uçmak istiyorum
Sonsuza varmak mavide...
30.04.2007
(ev toplarken bulunmuş kağıtlardan =)

havuz problemi ve hayat

Hayat bir havuz problemidir. Havuzu dolduran musluk sizin sevinç (hayat) kaynağınızdır. Her yaşanılan hayal kırıklığı da havuzunuzu boşaltan musluğun ağzının genişlemesine sebep olan bir çentik. Eee tabi günler geçtikçe havuzun boşalma hızı dolma hızından daha fazla olur. Ya sonra??
Eğer yaşınız çok ilerlememişse daha ya da çok uzun süre hayal kırıklığı almadan sevince sahip olabilmişseniz hala hayat dolusunuzdur. Ama diyelim ki yaşınız oldukça ilerledi, hayatın zorlu yollarından geçtiniz... O zaman sizin için üzgünüz. Siz artık hayat dolu değilsiniz ve olamazsınız... Zaten daha o çentikleri tamir edebilecek bir şey bulunamamıştır.

deprem kolisi

son yazımda birinin koli hazırlanılmasından bahsetmesi gerekiyor demiştim ki yapmışlar bile :)
Tog çatısı altındaki gönüllü arkadaşlarımında yardımcı olduğu kayıt için tıklayınız